Umduklarını bulamamışlardı. Ve verimsizlikleri yüzünden karşılamadıkları bu yakıcı arzu onları daha da hırpalıyor, hırçınlaştırıyordu. O ana kadar ikisi de oğullarının aciz yanlarını kendi üzerine alıyordu ama onlardan doğan bu dört canavar karşısında bir çıkar yol bulamamanın getirdiği umutsuzluk, aşağılık kalplere özgü olan ötekini suçlama ihtiyacını kaçınılmaz olaraka ortaya çıkarmıştı.
Zamirleri değiştirerek başladılar önce: Senin çocukların, dediler. Ve haraketlerinin biraz ötesine hep bir tuzak kurdukları için ortam giderek gerildi.
- Sanırım, dedi bir gece Mazzini eve girip ellerini yıkarken, çocukları biraz daha temiz tutsan iyi olacak.
Berta sanki duymamış gibi okumaya devam etti.
-İlk defa, dedi biraz sonra, çocuklarının durumuyla ilgilendiğini görüyorum.
Mazzini hafiften ona doğru çevirdiği yüzünde zoraki bir gülümsemeyle konuştu:
- Çocuklarımız diyecektin sanırım?
- Pekala, çocuklarımızın. Hoşuna gitti mi? dedi kadın gözlerini kaldırıp.
*Aşk, Delilik ve Ölüm Öyküleri (Syf 122)