14 Kasım 2017 Salı

Bazen;
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsanda tutamazsın...
*William Shakespeare.

13 Kasım 2017 Pazartesi

Küfkedisi

-Bu hayat biz hiç istemesek de bir gün bitecekti. Yaşamımız bütün muhteşemliğine rağmen aslında sandığımızdan çok daha kısa bir sürede, bilemem üç bin mi? on bin mi?... yani sayılı günler içerisinde son erecekti. Yalnızca eylemlerimiz, -iyisiyle, kötüsüyle, çok daha kötüsüyle- bizimle birlikte diğer aleme geçecekti. Her iyiliğimiz aslında bir bütünün parçası olduğumuz dünya üzerindeki son iyi eylemimiz olabilir ve bunun tersi de geçerlidir"
(Syf 247)

19 Eylül 2017 Salı

Beyoğlu'nun en güzel abisi.

Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, ha bire sıkıyor.
"Kadınlar" diyor bir ses zihninin derinliklerinden. "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden, ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine. "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."
(Syf 1)

14 Eylül 2017 Perşembe

Havva'nın üç kızı.

Entellektüel bir tartışmaya girmek aşık olmak gibidir. Öyle ki bittiğinde değişirsiniz, başka bir insan olursunuz. Karşınızdaki kişi de değişir tabii. Eğer fikrinizi gözden geçirmeye hazır değilseniz, kimseyle hiçbir konuda tartışmaya girmeyin. Sadece değişime açık insanlar gerçek anlamıyla münazara edebilir. Yoksa egolarımız zihnimizi kapatır. İllaki haklı olma arzusuyla konuşanlar asla dialog kuramazlar. Geçmişte söylediğim buydu, şimdi de aynısını söylüyorum. (Syf 211)
"Özgürlük yoksa aşk da yok. Özgür kalmanınsa tek yolu var: Alışıp kanıksadığımız, kolayımıza gelen Ben'i terk edebilmek! Göze alabilir misin?" (Syf 179)

4 Ağustos 2017 Cuma

Evli, mutlu çoçuklu ♫♫♫♫♫

"O gün bugün, yolum böyle erkeklerle sıkça kesişti. Tersini söyleyebilmeyi çok isterdim. Ama söyleyemem. Öğrendiğim şeyse şu: Azıcak kazıdığında, hepsinin üç aşağı beş yukarı aynı olduğunu görüyorsun. Kimileri daha cilalı, daha yaldızlı. Az buçuk -ya da epeyce- cazibeleri oluyor, insanın gözünü boyayabiliyorlar. Ama gerçekte hepside gazaplarını etrafa döke saça dolanan, mutsuz oğlan çocukları. Haksızlığa uğradıklarına inanıyorlar. Hak ettiklerini alamamışlar. Kimse onları yeterince sevmemiş. Sizden onları sevmenizi bekliyorlar elbette. Kucaklanmak, pışpışlanmak, avutulmak istiyorlar; güvence verilmek. Ancak onlara bunları sağlamak, büyük bir hata. Kabul etmeleri olanaksız çünkü. Tam da gereksindikleri şeyi almaları, kabullenmeleri mümkün değil. Sonunda bu yüzden sizden nefret etmeye başlıyorlar. Bunun sonu asla gelmiyor, çünkü sizden nefret etmeye doyamıyorlar. Asla bitmiyor o eziyet, özürler, yeminler, sözünden dönmeler, bu berbat durum. İlk kocam aynen böyle biriydi.
*Ve dağlar yankılandı Syf. 293

20 Temmuz 2017 Perşembe

Bi balon al abi! Bebe'ni sevindir

Pirincin içinden çıkan beyaz taş gibisin canım ülkem.
Sol üst azıyı tabakta bıraktım ama hala gözdemsin.

Üstün akıl! genel kültür gurusu! zebaniler ile flörtöz, ustura keskinliğindeki sikindirik zekası ile sonradan herşeyin sahabı hırsız bekçi köpeği; sen ise hala tövbe sebebimsin.

Yemin ederim ki, yüzünü gördüğümden beri tüm dünya bir hayal, tüm dünya hileli.
Bahçe şaşırmış, hangisi yaprak, çiçek hangisi.
Kuşlar kendinden geçmiş; bilememiş hangisi tuzak, hangisi kuş yemi.
Gece kadar özel yavrum Duru'ma Celaleddin Rumiden bi kuple.